ÜNAL BENLİALPER

Yeni ufuklara doğru

KEMAL MURAT GÜLER

Sektörün okulu olur mu?

ALİ BOZOĞLU

AHIRKAPI FENERİ VE LİK AİLESİ

SÜLEYMAN SAVAŞ

Akşam Geçip Gitti…

DR. JALE NUR ECE

Tersane Kazaları

EROL ALTUNOĞLU

Vefa Lisesi Muallimi Ahmet Rıfkı...

DENiZHABER Türk Denizciliğinin Haber Sitesi

  WWW.SEAJOBRATE.COM
|Künye|Arşiv&Arama| Sitenize Ekleyin|Editör&Yazar Girişi|Reklamveren Girişi | sitede 192 kişi var.. 09-09-2010
ANASAYFA YAZARLAR GÜNCEL DENİZTV PİYASALAR ÖZEL HABER KAZALAR IMO-AB MAGAZİN G.İNŞA KÜLTÜR LİMANLAR LOJİSTİK BALIKÇILIK ÜLKESEL

Bilinmeyen Yönleriyle "Osmanlı Bahriyesi"


Yitik Hazine Yayınları'ndan çıkan” Bilinmeyen Yönleriyle Osmanlı Bahriyesi”, Osmanlı bahriyesinin, yüzyıllardır süregelen şanlı tarihini mercek altına alıyor.

Haberin Eklendiği Tarih-Saat: 12 Şubat 2010 Cuma 23:27

Yitik Hazine Yayınları'ndan çıkan” Bilinmeyen Yönleriyle Osmanlı Bahriyesi”, hakkında fazla malumat sahibi olmadığımız Osmanlı bahriyesinin, yüzyıllardır süregelen şanlı tarihini mercek altına alıyor.

Bahr kelimesi Arapça’da “deniz “ demektir. Bahriye (bahriyye) ise “Devletin donanma ve deniz askeriyle ilgili hususları” kapsar.
Osmanlı, Akdeniz’de hâkimiyet kurmak, Karadeniz, Kızıldeniz ve Basra Körfezi’ni bir iç denize dönüştürmek ve Hint Denizleri’nde ticaret ve hac yollarının güvenliğini sağlamak suretiyle döneme mührünü vurmuş bir imparatorluktu. Osmanlı padişahlarının kendilerini Hâkanü’l-Bahreyn “Denizlerin Hakanı” olarak tanımlamaları da bunun bir işaretiydi.

İstanbul’un fethi için 1453 yılı ilkbaharında gemilerin karadan getirilerek denizlere indirilmesi, Osmanlı Devleti’nin stratejik açıdan Deniz Kuvvetlerine verdiği önemin bir göstergesi ve belki de Türk denizciliğinin Saadet Yüzyılı’nın ilk habercisi olmuştur. Fatih Sultan Mehmet’in 1455 yılında Kasımpaşa’da kurmuş olduğu İstanbul Tersanesi (Tersane-i Amire) ise uzun yıllar dünyanın en büyük tersanelerinden birisi olarak tüm yabancı ülkelerin hayranlığını kazanmıştır.

Osmanlı İmparator’luğunun Fatih Sultan Mehmet döneminde, Karadeniz ve Ege’den sonra Akdeniz’e yönelmesi ile ilgili Kâtip Çelebi’nin yaptığı değerlendirme, deniz stratejisi açısından tarihi bir belge niteliği taşımaktadır: “Gizli değildir ki bu Osmanlı Devleti’nin en büyük dayanağı olup şanına iş güç edinip, önem verilmek ön sırada bulunan deniz işleridir. Zira bahtı gelişen devletin revnak ve ünvanı iki denize ve iki karaya (Burada kasıt Akdeniz, Karadeniz, Anadolu ve Rumeli’dir.) hükmetmektedir. Bundan başka, Osmanlı Ülkesi’nin çoğu adalar ve kıyılar olduğundan, hele saltanatın yöresi, yani İstanbul’un velinimetinin iki deniz olduğundan şüphe yoktur.”

 Yavuz Sultan Selim zamanında gelişmesini köklü biçimde sürdüren Osmanlı bahriyesi, Kanuni döneminde dünyanın en büyük deniz gücü haline gelmiş ve Türk Denizciliğine altın çağını yaşatmıştır. Osmanlı donanması, muazzam teşkilâtı, kuvvetli harp filosu, cesur, üstün kabiliyetli kaptan ve leventleriyle Karadeniz, Ege Denizi, Akdeniz ve Kızıldeniz'e hâkim olup, Hind ve Atlas Okyanuslarında Osmanlı sancağı ile armasını dalgalandırıp temsil etmişlerdir. 27 Eylül 1538 târihinde müttefik Avrupa devlet ve kavimlerinden meydana gelen Haçlı donanmasına karşı kazanılan Preveze Deniz Zaferi ile de Akdeniz’deki Türk hakimiyeti tam anlamıyla pekişmiştir.

Türk Denizciliği, 16’ncı yüzyıldaki göz kamaştırıcı başarısını; üst düzeydeki denizcilik bilgisine, gemi yapımındaki üstün tekniğine, günümüzde bile hayranlık uyandıran lojistik destek sistemi ve üs zincirine, sahip olduğu mükemmel düzeydeki deniz haritalarına ve en önemlisi tüm bu konuları değerlendirip uygulayabilecek, üstün nitelikte denizciler yetiştirmesine borçludur.

Tarihe aynı zamanda bir deniz imparatorluğu olarak geçen Osmanlı’nın düşünce ufuklarının enginliğini anlayabilmek için deniz politikası açılımlarını ve donanmasının gücünü bilmek gerekir.

Kanuni Sultan Süleyman’ı takip eden hükümdarların deniz sorunlarına aynı duyarlılıkla yaklaşmamaları, Kaptan-ı Derya’lık makamına denizcilikle ilgisi olmayan, ancak Saray’a yakın olan paşaları getirmeleri Osmanlı İmparatorluğu’nun denizlere hakim olduğu altın çağının yavaş yavaş etkisini kaybetmesine sebep olmuştur.

“Bilinmeyen Yönleriyle Osmanlı Bahriyesi”; son yüzyılda ki bahriye teşkilât yapısını, Müslüman ve gayrimüslim personelin içinde bulunduğu durum, mektepleşme gayretleri ve donanma politikalarını inceliyor. Başbakanlık Osmanlı Arşivi ve Beşiktaş Deniz Müzesi Arşivi'nde bulunan belgeler olmak üzere dönemin kaynak eserleri ve gazetelerinden de istifade edildiği eserde; ilk defa irdelenen pekçok konu günümüz okuruna ulaştırılıyor.

II.Abdülhamit'in saltanatı döneminde açılan ve yeni bulunan dökûmanlarla ortaya konulan, Tüccar Kaptan Mektebi,Torpido Mektebi ve Elektrik Mektebi, bahriye tarihimizin yanı sıra Türk Eğitim Tarihi açısından da mühim bir katkı niteliği taşıyor. Aynı zamanda II.Abdülhamid devri bahriye politikası ve Haliçte yatan zırhlılarla alâkalı belgeler, bu döneme ilişkin bugüne dek süregelen yaklaşımları değiştirecek bir mahiyet arz ediyor.

Sefere çıkan her bir gemi içinde ki personelin günlük hayatı, ibadet ve iaşesi, merasim kaidelerini uygulama gayretleri ve özellikle de Osmanlı Devleti’ni kuran gazi, derviş ve alperen kabirlerinin yüzyıllarca toplarla selamlanarak Fatihalar okunması, seferden önce Eyüp Sultan Camii’nde, donanmanın muzafferiyeti için bugün unutulmaya yüz tutan Buhari-i Şerif okunması, gemi sancaklarına Mushaf-ı Şerif asılması gibi âdetler ve birçok tarihi hadise, Doç.Dr.Şakir Batmaz’ın kaleminden farklı bir yaklaşımla sunuluyor.

BİLİNMEYEN YÖNLERİYLE OSMANLI BAHRİYESİ - Doç. Dr. Şakir Batmaz

Samanyolu Haber

Bu Haber 1539 kez okundu.
Etiketler: Osmanlı Bahriyesi,
Haberi Paylaş : Google Google, Yahoo Yahoo, Facebook Facebook, Digg Digg, Del.icio.us Del.icio.us, Reddit Reddit
YORUMLAR     (Toplam 1 yorum var.)

TÜRK TİTRE VE KENDİNE DÖN

Kıt’aları ipek bir kumaş gibi keserdik. Kelleler damlardı kılıçlarımızdan. Bir biz vardık cihanda, bir de küffar…Zafer sabahlarını kovalayan bozgun akşamları. İhtiyar dev mazisindeki ihtişamından utanır oldu. Sonra utanç, unutkanlığa bıraktı yerini, “Ben Avrupalıyım” demeğe başladı, “Asya bir cüzzamlılar diyarıdır.”
Avrupalı dostları acıyarak baktılar ihtiyara ve kulağına. “Hayır delikanlı”, diye fısıldadılar, “sen bir az-gelişmişsin.”
Ve Hırıstiyan Batı’nın göğsümüze iliştirdiği bu idam yaftasını, bir “nişân-ı zişân” gibi gururla benimsedi aydınlarımız…”
Cemil Meriç

yıldırım DELİDUMAN 17-02-2010 14:25:54

Yorum Ekle
Kategorisinden Diğer Başlıklar:
08-09-2010 -Yunus avı mücadelesi sonuç verdi
31-08-2010 -Titanik'ten yepyeni fotoğraflar
26-08-2010 -Geçmişin süngerci köyü Bozburun
26-08-2010 -Android Kullanıcıları, Okyanusları Tarayabilecek
25-08-2010 -Kuzey Buz denizinde petrol aramasını protesto
24-08-2010 -Şapelde yatan Kaptan-ı Derya
23-08-2010 -Kaya Ropes hem destekleyecek hem yarışacak
23-08-2010 -Marmara'da deniz mavi değil
23-08-2010 -Atlara Denizde Eğitim Veriliyor
22-08-2010 -Boğazdaki Bizans Kalesi'nin Sırları
20-08-2010 -'Mavi Bayrak'ta kontrol polemiği
19-08-2010 -Köpekbalığı biçiminde denizaltı
18-08-2010 -"TEMPEST'' GEMİSİ ALTINOLUK'TAN YOLA ÇIKACAK
17-08-2010 -Türk sahillerine katamaran çıkartması
17-08-2010 -O en iyi kamuflaj ustası
16-08-2010 -Uydu Fotoğrafındaki Mavilik
14-08-2010 -Horn Burnu'nu geçen ilk Türk olacak
13-08-2010 -İspanyol sahillerinde deniz anası paniği
12-08-2010 -Baltimore Akvaryumu milyonlarca turist çekiyor
12-08-2010 -Köpekbalıkları fişlenecek
07-08-2010 -Leylekler de Boğaz'a sevdalı
06-08-2010 -Dünyanın ilk sualtı tarih müzesinin temelleri batırıldı
06-08-2010 -"Türkiye'de deniz ticareti müzesi yok"
05-08-2010 -Göcek nasıl kurtulur?
05-08-2010 -Bir Caretta iğne kurbanı diğeri tedaviyle hayatta
04-08-2010 -Okyanusta nüfus sayımı
29-07-2010 -DM “Denizcilik İhtisas Kütüphanesi” kuruyor
28-07-2010 -Deniz kabuğuyla sanata ilgi büyük
27-07-2010 -Plajlar şimdi daha emin
26-07-2010 -Cennet baltayla tanışacak!
ISTANBUL

ETİKET DENİZİ
fuar, türkiye, Gemi İnşa ve Teknolojileri Fuarı açıldı, putin, samsun-ceyhan, İDO, Kadıköy-Beşiktaş, İDO, İftar, Atlas Iron Limited, Güney Çin Denizi, Korsanlık, Rusya, deniz kuvvetleri, askeri filo, 2230 firkateyn, 677 lada denizaltı, rus gemi inşaa, Bursa belediyesi, yelken, yarış, Amiral kupası, Mudanya, Mudanya Yelken kulübü, Mersin Limanı, MDTO, kruvaziyer, Fırtına, kuzey Ege, Çanakkal, deniz otobüsü, sefer, Gestaş,

DenizTV: Batan 'Medy' adlı geminin video görüntüleri

DenizTV: Medy adlı geminin batışı

DenizTV: Kızgın Mürettebat Kaptanı Rehin Aldı

Deniz TV: İlk Yakıt Toplama Gemisi

DenizTV: 12 bin 500 canlı hayvan geldi

DenizTV: Bakan Yıldırım DTO Meclisinde

'İTÜ; Türk Denizciliğinin Beyin Takımını Yetiştirir'

DenizTV: Boğaz'da Dehşet Anları...

Deniz TV: Jotun'dan Vefa Örneği

DenizTV: Deniz Fenerleri Sempozyumu



KONUK YAZAR

Dr-Kapt. Özkan Poyraz

Gemilerde İstihdam Koşulları

Yapılan değişiklik ile yabancı gemiadamı istihdamı sadece prosedürsel olarak kolaylaştırılmıştır.

RÖPORTAJ


Farklı görüşlere tahammül göstermek erdemdir


DenizHaber.Com sitemizde “Konuşan Türkiye” nin bir göstergesi olarak, okuyucu yorumlarına yer verilmektedir.


DenizHaber™ © 2002-2009 LOJİTÜRK™ LTD. Bütün hakları saklıdır.

DenizHaber™ ismi, logosu ve "Türk Denizciliğinin Haber Sitesi" sloganı LOJİTÜRK™'ün tescilli markasıdır. İzinsiz kullanımlar yasal takibatı gerektirir.

Tescil Sınıfı: 16. ve 38. sınıflar - T.C. Tescil No:2007/22625

Gurur Madalyası™ Lojitürk'ün tescilli markasıdır.

Sitede yayınlanan yazı haber ve yorumlardan yazarları sorumludur. Ajanslardan alınan haberlerin yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, ilgili ajansların bu yöndeki politikasına bağlı olarak önceden yazılı izin gerektirir. Sitemizde yayınlanan diğer haberler ise, kaynak gösterilmek ve sitemizin ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.

İletişim: editor@denizhaber.com Reklam: reklam@denizhaber.com WebMaster: webmaster@denizhaber.com

DenizHaber™ Logo Dizaynı Güçlü Öner Tarafından yapılmıştır. gucluoner@hotmail.com