Üsküdar Faciası ve 52 yıl önceki duygular Bugün, Kocaeli tarihi için çok büyük bir felaketin 52 nci yıldönümü. Türk denizcilik tarihindeki en büyük deniz kazası olan Üsküdar Faciası’nda yaşamlarını yitirenleri bugün bir kez daha rahmetle, saygıyla anıyoruz. Üsküdar Vapuru, 1 Mart 1958 Cumartesi günü İzmit iskelesinden saat 12.00 sıralarında ayrıldıktan sonra, Seka açıklarına geldiğinde şiddetli bir fırtına patlamış, köhne gemi kısa sürede alabora olarak batmıştı. Faciada kaç kişinin öldüğü kesin olarak bilinmemektedir. Ancak 270’ten fazla hemşerimiz bu elim deniz kazasında yaşamını yitirmiştir. Ölenlerin büyük bölümü de Karamürsel’den, Gölcük’ten okula gelen ve evlerine dönmekte olan İzmit Lisesi ve İzmit Endüstri Meslek Lisesi öğrencileridir. O yıllarda Karamürsel ve Gölcük’te lise yoktur. Karamürselli, Gölcüklü gençler her sabah İzmit’teki okullarına vapurla gelmektedirler. O yıllarda cumartesi günü yarım gün mesai vardır. Okullar da yarım gün eğitim vermektedir. İzmit Lisesi’nden, İzmit Endüstri Meslek Lisesi’nden çıkan kızlı erkekli öğrenci grubu, yürüyerek İzmit iskelesine giderken hava günlük güneşliktir. Vapura binerken, ertesi gün geçirecekleri güzel pazar gününün planlarını yaparlar. Vapur iskeleden ayrıldıktan kısa süre sonra şiddetli lodos fırtınası patlar ve vapur alabora olur. Kurbanların çoğu, Gölcük ve Karamürselli erkek öğrencilerdir. Çünkü sınırlı sayıda can yeleklerini ya kız arkadaşlarına ya da daha küçük yaştaki çocuklara vermişlerdir. O gün cumartesidir. Gerçek kayıplar pazartesi günü İzmit Lisesi ve İzmit Endüstri Meslek Lisesi’nin bahçelerinde yapılan yoklamalarda anlaşılır. Tıpkı savaş romanlarındaki gibi… İkinci Dünya Savaşı’nda bir sınıfın gerçek kayıpları, sabah sınıfta yapılan yoklamalarda anlaşılıyordu. Öğretmen numara okudukça, sınıftan gelmeyen her “Burada” sesi, savaşta kaybolan bir öğrencinin defterden düşen kaydı gibidir. İzmit Lisesi ve İzmit Endüstri Meslek Lisesi’nde pazartesi sabahı yapılan yoklamada “Burada” sesi vermeyen o güzel çocukların fotoğrafları daha sonra okullarının duvarlarına asılmıştır.
O yıllarda Maliye Okulu öğrencisi olan İzmitli Avukat Hürrem Güner, bu faciadan duyduğu ıstırabı 2 Mart 1958 tarihinde yazdığı şiirle şöyle dile getirmişti: DERİNLİKLERDEN GELEN SES (Üsküdar Faciası için) Sabahın kızıllığında kalkmıştım Gülün gölgesine gönül sermeden Sabah gelecek ışığı yaktı Saçımın telini saz yapıyordum Okulumdan kaç tanesi eksildi Azrailin sesi yıldırım gibi Kitabım denizlerde gezer oldu Beyazlarla dolu saçın solmasın Ey yavrusu için çırpınan eller 2 Mart 1958 Hürrem Güner |